Kütüphane

Gary Chapman - Beş Sevgi Dili

Kitap, insanların sevgiyi farklı şekillerde ifade edip hissettiğini ve Gary Chapman’ın bunları beş temel “sevgi dili” üzerinden açıkladığını anlatıyor. Yalnızca romantik ilişkilerde değil, aile, arkadaşlık ve çocuklarla iletişimde de karşımızdaki kişinin sevgi dilini anlamanın ilişkileri güçlendirebileceğini gösteriyor.

Gary Chapman - Beş Sevgi Dili

Gary Chapman - Beş Sevgi Dili

Öncelikle beni kitabı bitirdikten sonra en çok şaşırtan detayla başlamak istiyorum. Yazarımız Gary Chapman'ın Amerikalı bir yazar, radyo programcısı ve Baptist papazı olduğunu öğrendiğimde gerçekten şaşırdım. Kitabı okurken kendisini psikolog ya da psikiyatrist zannetmiştim. Kitabı bitirdikten sonra kim olduğunu araştırınca bu bilgiyle karşılaştım. Üstelik dünya çapında milyonlarca kişiye ulaşmış bir eser olduğunu görmek de beni ayrıca etkiledi.

Kitap; ikili ilişkiler, insanların davranış biçimleri ve sevgiyi alma-verme şekilleri üzerine yazılmış. Gary Chapman'a göre herkesin baskın bir sevgi dili var ve insanlar sevgiyi en çok bu dil üzerinden hissediyor. Kitabı okurken kendinizi sürekli şu soruyu sorarken buluyorsunuz: "Benim sevgi dilim ne?" Ancak bence asıl zor olan kısım bundan sonra başlıyor: "Peki partnerimin sevgi dili ne?" ve "Onu sevdiğimi gerçekten hissedebiliyor mu?"

Kitabın en beğendiğim yönlerinden biri dili oldu. O kadar sade ve akıcı yazılmış ki, kişisel gelişim kitaplarında alışık olduğumuz o ağır ve yorucu anlatımın aksine sayfalar çok rahat ilerliyor. Hatta duygusal gelişimi henüz tam olgunlaşmamış bir çocuk bile rahatlıkla anlayabilecek kadar anlaşılır bir dile sahip. Bu yönüyle oldukça başarılı buldum.

Gary Chapman sevginin beş dilini; onay sözcükleri, kaliteli zaman, hediye alma, hizmet davranışları ve fiziksel temas olarak açıklıyor. Konuyu anlatırken zaman zaman aynı fikirleri farklı örneklerle desteklediği için tekrar hissi oluşabiliyor. Ancak verdiği örnekler o kadar hayatın içinden ki, çoğu zaman kendinizi "Bunu ben de yaşamıştım." derken buluyorsunuz. Bu da kitabın akıcılığını korumasını sağlıyor.

Kitabı bitirdikten sonra istemsizce çevremdeki insanların sevgi dillerini tahmin etmeye başladım. Ailemin, arkadaşlarımın, hatta iş arkadaşlarımın sevgiyi nasıl hissettiğini düşünürken buldum kendimi. Bence kitabın en güçlü yanı da tam olarak burada yatıyor. Okuyup kapağını kapattığınız bir kitap olmuyor; gündelik hayatınıza taşınıyor ve insanlara farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor.

Kitaba puan verecek olsam hiç düşünmeden 10 üzerinden 10 verirdim. En sevdiğim bölümlerden biri ise çocukların sevgi dili üzerine yazılan kısımlardı. Kitap yalnızca romantik ilişkileri ele almıyor; anne-babalara da çocuklarıyla kurdukları iletişim konusunda oldukça değerli örnekler sunuyor. Bu yüzden sadece çiftlere değil, insan ilişkilerini daha iyi anlamak isteyen herkese gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir kitap.